Vejetaryenler et yiyenlerle karşılaştığında

food-blog

Ortada bir savaş var ve siz bunu biliyorsunuz! Kim daha sağlıklı? Yeşil ile beslenenler mi yoksa et tutkunları mı?

Dünyada yeşil ile beslenen %5’lik nüfusun, sağlık açısından et ile beslenenlere göre daha iyi yaptıklarına inanılır. Bu yeni bir tartışma değil; iki tarafın savunucuları birbirlerine kendi inandıklarını kabul ettirmeye çalışıyorlar. Her iki tutumun da eksileri ve artıları mevcut; tarafınızı seçmeden önce bu artı ve eksileri dikkate alabilirsiniz.

Örneğin, vücudun ihtiyacı olan proteinin üçte ikisi et, balık, yumurta ve sütlü besinlerden alınır. Ancak, tahıl ürünlerinde, fındıkta ve bakliyatta da protein bulunur ve vejetaryenler için bu bir opsiyondur. Vücudumuzun proteine ihtiyacı var! Bağışıklık sistemimizi korur ve kas kütlesini yapılandırır. Bazı beslenme uzmanları her yemekte protein almaya ihtiyacımız olduğunu söylemekte, abartıya kaçılmaması tavsiye edilmektedir. İhtiyacımızın üzerinde yeme eğilimi gösteriyoruz ve bu hem vücudumuz hem de ruhumuz için iyi değil. Aşırı yüksek protein alımı, böbrek yetmezliği ve osteoporoz ile ilişkilendirilmiştir.

Hayvansal gıdalardan alınan demir, bitkisel gıdalardan alınan demirden daha kolay emilir. Zira bitkisel kaynakların içeriğinde bulunan çeşitli maddeler demire bağlanarak, emilimini azaltabilmektedir. Ancak, umutsuzluğa düşmeyin vejetaryenler! Tahılın yanında bir bardak meyve suyu içtiğinizde, demir emilimi sağlanacaktır. Çünkü, meyve ve sebzede bulunan C Vitamini daha kolay emilebilir bir asidik ortam oluşmasını teşvik eder.

Ayrıca, mademki konu vitaminlerden açıldı; C Vitamini, E Vitamini ve beta-karoten içinde bulunan anti-oksidanlar, erken yaşlanmaya ve hastalıklara neden olabilen, – yüksek – reaktif özellikli moleküller olan serbest radikallerin vücudu zayıf düşürme olasılığını azaltır.

Vücudunuz başka vitaminlere de ihtiyaç duyar: B12 Vitamini, kırmızı kan hücrelerinin ve sinir liflerinin oluşumu açısından hayati önem taşır. İnsan vücudu yeterli miktarda kırmızı kan hücresi üretmezse, bu anemi olarak bilinen demir eksikliğine yol açabilir. Bu vitamin, et, balık, yumurta ve sütte bulunur; bu durum sabit fikirli vejetaryenlerin işini zorlaştırmaktadır. Onlar için birileri maya özleri, soya sütleri, vejetaryen hamburgerleri, margarinler ve içine yapay yolla B12 Vitamini ilave edilmiş kahvaltılık özel tahıllar keşfetti.

Ayrıca veganlar daha az doymuş yağ ve daha fazla doymamış yağ tüketme eğilimindedirler. Doymuş yağlar, et, süt ürünleri ve ekmek üzerine sürülen süt ürünlerinde, doymamış yağlar ise zeytinyağı, fıstık yağı ve Ayçiçek yağı gibi ürünlerde bulunur. Bu çok iyi bir şeydir; kandaki kolesterol artışından ve kalp rahatsızlıklarından kaçınılmasına, temel yağ asitlerinin emilimi karşısındaki engellerin önüne geçilmesine yardımcı olur Buna bir parça da balık tüketimi eklenirse, neredeyse mükemmel bir beslenme dengesini yakalarsınız. Balıkta bulunan omega-3 yağ asitleri, kan sağlığına katkıda bulunur ve pıhtılaşma ile mücadele eder.

Vejetaryenler genellikle, yüksek tansiyon, birçok kanser türleri, kalp hastalıkları, diyabet ve obetize görülmesi açısından daha düşük risk altındadırlar; çünkü bu beslenme tarzı yağ açısından daha fakir ve lif açısından daha zengindir.

Besinler söz konusu olduğunda aşırı uç düşünceleri benimsemeyin ve beslenmenizin yanı sıra, spor, alkol ve sigara kullanmamak gibi sağlıklı alışkanlıklar edinin. Vejetaryenler bu konuda öndeler; zira bu kötü alışkanlıklardan kaçınma eğilimindeler. Bütün bunlardan akılda tutulabilecek faydalı bir bilgi; dengeli beslenme formda kalmanızı sağlar, vücudunuzun sağlıklı ve dinç olma şansını artırır.

Ne düşünüyorsunuz?