Kovayı tekmeler misiniz yoksa bırakırsınız da o mu size tekmelesin?

euthanasia-blog

Hayatta kalma içgüdüsüyle doğarsınız. İlk andan itibaren, hayatta sevgiyle bağlanma ve başkalarına önem verme öğretilir size. O ya da bu şekilde size yakın birilerinin kalıcı olarak yok olmasına şahitlik etmişsinizdir ve o anda binlerce şey hissetmişsinizdir. Hiç şüphe yok ki bu ana kadar “ölüm”, “hastalık” ve “çile çekme” kavramlarına aşina olmuşsunuzdur.

Ama artık “Siz” olan şey bundan sonra var olmayacak olsa ne yapardınız? Tüm bu kavramlar savaşma ve direnme olasılığı olmaksızın tek bir gerçekte buluşsa ne yapardınız? Huzur içinde ölümü mü seçerdiniz, yoksa belirsiz bir süre boyunca bitkisel hayatta mı geçirirdiniz zamanınızı? Bu, modern bio-etiğin üzerinde aktif olarak en çok araştırma yaptığı ve tartıştığı sorudur. Kişinin yaşam ve ölümünü ilgilendiren her konu gibi bu konu da kişinin hayatta kalma temel ilkesini çiğniyor gözüktüğü için tartışmalı bir konudur.

Ötenazi, anlamı “güzel ölüm” olan Yunanca “εὐθανασία” kelimesinden gelmektedir; acı ve çileyi çekmemek üzere yardımlı intihar pratiğini ifade etmektedir. Bazı ülkelerde, Birleşik Devletlerin bazı eyaletleri ile Kanada’nın bazı bölgelerinde ötenazi serbesttir.

Ötenazi karşıtları, kişinin temel yaşama hakkını çiğnediği için bu kavram aleyhinde dururken, diğer taraf, ölümün de yaşam kadar insan “hayatının” bir parçası olduğunu ve herkesin ölmeye hakkı olduğunu savunmaktadır – tabii ki birisinin hayatınızı sizden söküp alması değil, doğal ya da istemli şekilde olan ölüme…

Belçika, Lüksemburg, İsviçre ve Hollanda gibi gelişmiş uluslar, ötenaziyi yasal kılmışlar ve sonrasında çok az problemle karşılaşmışlardır. Ötenazi, öncelikle hastadan yeterli bir onay alınmasını gerektirir. Koma, çok genç ya da çok yaşlı hasta, ağır beyin hasarı gibi, hastadan bu onayın alınamayacağı durumlarda, aile, doktor ve yasal vasilerinden oluşan uygun bir ortamın sağlanması ile bu karar alınabilir. Ötenazi denetim ve kontrolündeki en hassas nokta neyin ötenazi neyin cinayet olduğunu ayıran ince çizgiyi belirlemektir.

Haziran 2015’te Economist ve Ipsos MORI, 15 ülkede doktor yardımlı ölümle ilgili bir anket gerçekleştirdi. Siz de bu sorulara cevap verin ve cevaplarınızı anket sonuçları ile karşılaştırın:

http://www.economist.com/blogs/graphicdetail/2015/06/doctor-assisted-dying-survey

Bu konu son derece hassastır ve kişinin hastalığına çözümün bulunma ihtimali, yaş, kültür, din ve benzeri birçok faktör ve ayrıntıyı barındırırken, ötenazi konusunda fikir birliğine varmanın yakın zamanda mümkün olmadığını söylemek doğru olacaktır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Belli bir durumda, kişi üzerine inecek son perde zamanı olan ölümü, kendisi belirleme hakkı olmalı mı, yoksa bu işi doğanın ellerine mi bırakmalı?