Category Archives: İlginç

Yeni bir ödül sizi bekliyor…

blog

Okullar şimdi başlıyor ve herkes en iyi başlangıcı yapabilmek için hazırlıklarını sürdürüyor. En güzel okul gereksinimlerini istiyorsanız, i-Say hemen yanı başınızda. Size yeni Virtual Prepaid MasterCard®’ ı sunuyoruz. Aradığınız hemen teslimat, geniş başvuru hakkı, sıfır ek ödeme ve nakliye bedeli ise, ödüllerimiz tam size göre.

Anketleri doldurun, daha çok i-Say puanı kazanın & dijital ödülleri hemen talep edin.

 Puanlarınızı şimdi kullanın!  

i-Say’in seyahat malzemeleri ile yaz tatilinize hazır olun!

shutterstock_300708560-twKendiniz ve aileniz için tatile çıkmaktan daha fazlasını ve daha iyisini hak ediyorsunuz. Bu yaz önceden hazırlık yapmaksızın tatile çıkmaya hazır olmanızı istememizin nedeni de işte bu. Seyahatinize en uygun ödülleri seçin. İster kırsalda sırt çantanızla gezin ister yeni bir metropol şehri keşfedin, i-Say ihtiyacınız olan her şeye sahip. Bagaj organizatörleri, seyahat yastıkları, hafif seyahat sırt çantaları, vakumlu çantalar ve katlanır diş fırçaları da dâhil olmak üzere çeşitli seyahat ödüllerinden istediğinizi seçin. En iyi seyahat malzemeleri ve mevcut uygulamalarda kullanmak üzere ödüller kazanın.

Çok basit. www.i-Say.com adresini ziyaret edin ve inanılmaz seyahat malzemelerine sahip olmak için puanlarınızı kuponlara dönüştüreceğiniz daha fazla ankete katılın.

Beklemeyin, anketlere katılmaya başlayın!

Burada güneşin altında kendi eğlencenizi yaşayın! http://i-say.co/SummerVacationBlogEU

Düşüncelerinizi paylaşın ve anketlerimize katılarak www.i-Say.com adresinden ödüllerinizi seçin!

Yeni Trade to Travel Çekilişi geri döndü! Daha büyük ve daha iyi!

shutterstock_407506021-tw

Trade to Travel Çekilişi*, sizi mest edecek yeni ödül olanı ile, yine iş başında!

Prosedürü çok basit: 31 Ağustos tarihine dek, harika ödüllerden birini kazanmak üzere bir şans karşılığında 200 i-Say puanı takas etmeniz yeterli. Ve harika diyorsak, gerçekten “harikalar”! Bu çekilişe ödül olarak, konaklama ve uçak biletini içeren, her biri 4000 EUR tutarına dek değere sahip, rüya gibi iki tatil ve her biri 400 EUR değerinde 5 adet MasterCard koyuyoruz.

Aynı zamanda, idmanınızı kaybetmeyin diye, Facebook ve Twitter üzerinden, tenise odaklı, minik bir trivia oyununu da açtık. Yeniliklerden haberdar olmak için, bizi buradan ve buradan takip edin! Biz servis yapacağız, siz de doğru cevap ile topu geri göndereceksiniz. Ancak bu 200 puan takasınız açısından bir şey değiştirmeyecek! 🙂

Herşeyi daha iyi anlamanız için, işte *Trade to Travel Çekiliş kuralları: http://i-say.co/TTTRules

Kayıt olun: http://i-say.co/T2TsigninBLOG
www.i-Say.com üzerinden anketlerimizi tamamlayarak, görüşlerinizi paylaşın ve ödüllerinizi seçin!

 

2016’da nereye seyahat etmeli

tw_269012351

Yeni yılın ilk gününde, dünyanın en büyük gezi rehber kitap yayımcısı olan Lonely Planet, yeni seyahat listesini, seyahat meraklılarının beğenisine sundu.

Konusunda uzman gezginlerden oluşan bir takımın hazırladığı bu liste sıralamasına göre, Botsvana önümüzdeki yıl mutlaka görülmesi gereken ülke olarak “vahşi Afrika’nın en iyisi” olarak gösteriliyor.

Devam ettiğimizde, önerilen bölgeler arasında Transilvanya (Romanya) görülüyor. Seyahat rehberi, bölgede vampirlerden daha fazlası olduğunu keşfetmiş, Saxon köyleri, yenilenmiş kiliseler, mağaraları, kayak olanakları ve sunduğu doğa yürüyüşü imkânlarıyla Karpat Dağları…

2016 yılında turistlere en çekici gelecek ülke ve bölgeleri gördükten sonra Lonely Planet en iyi şehir adayını açıklıyor: Kotor (Karadağ). Limanların en güzellerinden birine ve özellikle Venedik stili mimariye sahip olan tarihi yapısıyla bu şehri, bu sene seyahat edilecek yerler listenizi yaparken mutlaka göz önünde bulundurun.

Seyahat isteğinizi biraz gıdıklayabildik mi? Hazır başlamışken size niye daha fazla yardım etmeyelim ki? Hemen şimdi yerler ve öneriler kısmına göz atın ve keşfedin, daha sonra Trade to Travel programımız hakkında daha fazlasını öğrenin. Eğer Trade to Travel çekilişine girerseniz her biri  10300 TRY değerinde iki tatil fırsatından birini ya da her biri 1200 TRY MasterCard değerinde olan iki ikramiyeden birini kazanabilirsiniz. Hemen şartlar kısmına bakın ve daha fazla anketimize katılın! Bu şekilde daha fazla çekiliş hakkına çevirebileceğiniz ekstra puanlar kazanın!

Bu sene siz nereye seyahat etmek isteriniz? Bu listeden bir yer olabilir veya gelecek sene listeye girebileceğini düşündüğünüz kişisel bir seçiminiz de olabilir!

Facebook ve Twitter’da yeni Trade to Travel Çekilişi Soru-Cevap oyunumuzu oynayın!

ttt_Tw_62810764 Jan 4

Facebook ve Twitter’da yeni #TradeToTravel soru-cevap oyunumuzu oynarsanız seyahate çıkılacak yerler hakkında harika fikirler bulacaksınız!

Her sosyal medya gönderisi size tatil noktalarının, spor sahalarının veya müzik sahnelerinin adını bulmanızı isteyen ilginç bir soru yöneltecek. Sorunun cevabı bir sonraki gün aynı gönderi içindeki yorumlar/yanıtla kısmında görüntülenecek. Soru-cevap oyununu seviyorsanız tüm soruların doğru cevabını bulmalısınız!

Dört büyük ödül kazanma fırsatı olduğundan tatilinizi veya gideceğiniz bir sonraki konseri şimdiden planlamaya başlayın! Kazanma şansı yakalamak için 30 Nisan tarihinden önce 200 i-Say puanını bir katılım hakkına çevirin! Kazanan iki kişi 10300 TRY değerinde bir tatile çıkacak!* Kendinize biraz zaman ayırın ve egzotik tatil noktalarını veya tarihi yerleri keşfedin. Kazanan diğer iki kişi ise en ön koltuktan spor etkinliklerinin ve konserlerin keyfini çıkarabileceğiniz her biri 1200 TRY değerinde bir MasterCard alacak!

Trade To Travel Çekilişi ile hayatınızın yolculuğuna çıkma fırsatını kaçırmayın! Birden çok kez katılmak istiyorsanız daha fazla ankete katılın! Ödüller için i-Say puanlarınızı 30 Nisan tarihinden önce katılım hakkına çevirin!

Katalog sayfası   *Geçerli kurallar

Anketlerimize katılarak www.i-Say.com adresinde düşüncelerinizi paylaşın ve ödüllerinizi seçin!

Dayanışmanın dijital halleri

solidarity-blog

Dünyamız saldırı altında. Üzerinde yaşayan bir takım insanların terör eylemleri yüzünden içten içe kendini yiyor. Cilt rengi ya da konuştuğu dil fark etmiyor, bu insanlar tarafından her gün hayata karşı suç işleniyor. Tek fark bunların hepsinin medya temsilcileri tarafından tamamen ifşa edilmemeleri, gerçek zamanlı haberdar olamamamız.

Paris saldırıya uğradığı zaman tüm Avrupa sarsıldı. Herkes korku halinde ne olduğunu anlamaya çalışıyordu, Fransa’nın başkentinde farklı yerlerde patlamalar oluyor, insanlar rehin alınıyordu.

Şehirdeki saldırıları takiben Facebook hemen kendi güvenlik kontrol web sitesini Paris’teki insanlar için devreye soktu. Dört milyondan daha fazla insanın kullandığı, tanıdıkların ve aile bireylerinin güvende olduğunu bildiren bir araç sunuyordu, firmaya göre 360 milyon civarında kullanıcı da tanıdıkların ve yakınlarının güvende olduğuna dair mesaj aldı. Ancak bu davranış,  Orta Doğu’daki bombalama ve rehin alınma durumlarına benzer yaklaşımda bulunulmaması nedeniyle eleştirildi.

Güvenlik kontrolü, kişilerin kendileri ve başkalarının güvende olduğunu belirtmelerine olanak sağlıyor. Daha önceden doğal felaketlerde kullanılmak üzere Facebook tarafından aktive edilmişti. Ancak Paris saldırısından sonra firma sadece doğal değil, bundan sonra “insan eliyle olan felaketlerde” de aktive edilmesine karar verildiğini açıkladı.

Ancak bazıları ısrarla bu fikre karşı çıkarak Facebook’u çifte standartla suçladılar çünkü daha 1 gün önce ISIS tarafında Lübnan’da gerçekleştirilen bir saldırıda aynı özellik sunulmadı. LunaPics web sitesi de insanları dünyadaki herhangi bir ülkeyi destekleme gösterisi olarak, profil resimlerini değiştirmeye çağırdı.

All Flags Profile Photo Converter” isimli site de kullanıcılarına ISIS tarafından saldırılan ülkeleri desteklerini göstermeleri için profil fotoğraflarına bu ülkelerin bayraklarını (şu ana kadar 17) ekleme imkânı sundu.

İnternet üzerinden desteğimizi, ilgimizi ve paylaşımımızı göstermemiz haricinde (evet, ISIS bağlantılı web siteleri ve sosyal medya hesapları Anonymus tarafından hacklendi), gerçek dünyada gerçek şeyler de yapılabilir. Fiziki aktiviteler ile, zarar gören yerlerin tekrar yapımına destek olup, benzeri felaketler sırasında ve sonrasında ihtiyacı olanlara sığınacakları bir çatı sağlayarak kurbanlar ve yakınlarına destek olunabilir.

Birlik olun. Bayrakları göz ardı etmeyin, ancak dijital desteğin de ötesine geçin, güçlü kalın. Gerçekten de “güvende işareti” uygulaması çok faydalı ve daha geniş kitlelerde kullanımı çok faydalı olacaktır. Dayanışma farklı şekil ve büyüklüklerde gelebilir. Size kalan orada olmak, anı yaşamak ve doğru olanı yapmak için içgüdülerinize güvenmek.

Başka ne tür destek önerileriniz olur?

Ev hanımı anneler için 3 tüyo

stay-at-home-blog

Bazı anneler hayatlarının birkaç ay ya da yılını, kendi küçük versiyonları biraz büyüyüp ana karttan devrelerini ayırabilecek hale gelene kadar askıya alırlar. Bu bazen beraberinde hayal kırıklığı hatta depresyon yaratabilir, etraflarındaki kontrolü kaybediyormuş hissi, toplulukta, arkadaş çevrelerinde ve sosyal gruplarda eski pozisyonlarını geri alamayacakları endişesi onları bu düşünceye sürükler. Bazı günler ev hanımı anneler günlerce dışarı çıkmaz ve hiç bir erişkinle bağlantı kurmaz. Bu durum KK (Kaybetme Korkusu – FOMO (Fear Of Missing Out) olarak adlandırılan durumun tohumlarını zihne yaydığını gösterir. Bu durum hatta bazen, tekrar kendi ayakları üzerinde duramayacakları kadar kötü hale de gelebilir.

Ancak bu şeyler illa sizin (ya da yakın çevrenizin) başına gelecek diye bir kural yok! Depresyonu arka kapıdan tekmeleyip postalayın; kazanım, eğlence ve başarıyı ön kapıdan tekrar buyur edin.

İlk olarak banyo ve makyaja yeterli zaman ayırın; bu size temiz, tazelenmiş ve güne hazır hissetmenizi sağlayacaktır.

İkinci olarak televizyonu fazla seyretmeyi bırakın. Televizyondan kazanacağınız çok az şey var. Zaman kaybı ve beyin yıkamaktan başka bir şey değil. Alternatif olarak bu zamanı yeni yetenekler kazanmak için kullanabilir, bir kitap okuyabilir ya da internetten ilginç makale ya da yazılar okuyabilirsiniz. Yürüyüş yapabilir, bebeğinize kitap okuyabilirsiniz. I-Say sayfalarından anketler doldurabilir, parka gidebilir, anne olmanın ne demek olduğu ile ilgili blog kurabilir, bir arkadaş ya da akrabayı ziyaret edebilirsiniz ve liste böyle uzayıp gidebilir…

Üçüncü olarak, her gün için bir plan yapın. Dilerseniz kendinize bir takvim hazırlayın. Anneler için takvim, günlerini organize ederek, eğlenceli aktivitelere katılırken işlerin de bir taraftan yürümesini sağlar.

Eğer kendinizi kötü hissetmeye başlarsanız, aynı şeyleri tekrar etmekten hemen vazgeçin. Strateji değişkenliktir! Zaman zaman günlük planlarınızda değişiklik yapın. Birçok ortam size diğer annelerle birliktelik kurabileceğiniz fiziki ve sanal fırsatlar sunacaktır ve bunlar da size yeni fikirler verecektir.

Sadece bu üç büyük şey ile başlıyoruz, ama yaratıcılığınızın önünde durmamıza izin vermeyin. Bize ya da diğer annelere görüşlerinizi ve deneyimlerinizi bildirin. Günlük eğlenceleriniz dışında, günün boyunca yüzünüzdeki gülümsemenin gün sonunda da devamını ne sağlar ki?

Kovayı tekmeler misiniz yoksa bırakırsınız da o mu size tekmelesin?

euthanasia-blog

Hayatta kalma içgüdüsüyle doğarsınız. İlk andan itibaren, hayatta sevgiyle bağlanma ve başkalarına önem verme öğretilir size. O ya da bu şekilde size yakın birilerinin kalıcı olarak yok olmasına şahitlik etmişsinizdir ve o anda binlerce şey hissetmişsinizdir. Hiç şüphe yok ki bu ana kadar “ölüm”, “hastalık” ve “çile çekme” kavramlarına aşina olmuşsunuzdur.

Ama artık “Siz” olan şey bundan sonra var olmayacak olsa ne yapardınız? Tüm bu kavramlar savaşma ve direnme olasılığı olmaksızın tek bir gerçekte buluşsa ne yapardınız? Huzur içinde ölümü mü seçerdiniz, yoksa belirsiz bir süre boyunca bitkisel hayatta mı geçirirdiniz zamanınızı? Bu, modern bio-etiğin üzerinde aktif olarak en çok araştırma yaptığı ve tartıştığı sorudur. Kişinin yaşam ve ölümünü ilgilendiren her konu gibi bu konu da kişinin hayatta kalma temel ilkesini çiğniyor gözüktüğü için tartışmalı bir konudur.

Ötenazi, anlamı “güzel ölüm” olan Yunanca “εὐθανασία” kelimesinden gelmektedir; acı ve çileyi çekmemek üzere yardımlı intihar pratiğini ifade etmektedir. Bazı ülkelerde, Birleşik Devletlerin bazı eyaletleri ile Kanada’nın bazı bölgelerinde ötenazi serbesttir.

Ötenazi karşıtları, kişinin temel yaşama hakkını çiğnediği için bu kavram aleyhinde dururken, diğer taraf, ölümün de yaşam kadar insan “hayatının” bir parçası olduğunu ve herkesin ölmeye hakkı olduğunu savunmaktadır – tabii ki birisinin hayatınızı sizden söküp alması değil, doğal ya da istemli şekilde olan ölüme…

Belçika, Lüksemburg, İsviçre ve Hollanda gibi gelişmiş uluslar, ötenaziyi yasal kılmışlar ve sonrasında çok az problemle karşılaşmışlardır. Ötenazi, öncelikle hastadan yeterli bir onay alınmasını gerektirir. Koma, çok genç ya da çok yaşlı hasta, ağır beyin hasarı gibi, hastadan bu onayın alınamayacağı durumlarda, aile, doktor ve yasal vasilerinden oluşan uygun bir ortamın sağlanması ile bu karar alınabilir. Ötenazi denetim ve kontrolündeki en hassas nokta neyin ötenazi neyin cinayet olduğunu ayıran ince çizgiyi belirlemektir.

Haziran 2015’te Economist ve Ipsos MORI, 15 ülkede doktor yardımlı ölümle ilgili bir anket gerçekleştirdi. Siz de bu sorulara cevap verin ve cevaplarınızı anket sonuçları ile karşılaştırın:

http://www.economist.com/blogs/graphicdetail/2015/06/doctor-assisted-dying-survey

Bu konu son derece hassastır ve kişinin hastalığına çözümün bulunma ihtimali, yaş, kültür, din ve benzeri birçok faktör ve ayrıntıyı barındırırken, ötenazi konusunda fikir birliğine varmanın yakın zamanda mümkün olmadığını söylemek doğru olacaktır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Belli bir durumda, kişi üzerine inecek son perde zamanı olan ölümü, kendisi belirleme hakkı olmalı mı, yoksa bu işi doğanın ellerine mi bırakmalı?

2015’in en iyi tatil kaçamakları

tripadvisor-blogAğustos tatillerin ayı haline geldi. Rahatlamak ve seyahat etmek için mükemmel bir zaman gibi görünüyor. Hava davetkâr, günler yeterince uzun ve bu sayede iyimserlik seviyesi de yükseliyor. Ve tabi yeni maceralar yaşama isteği de. Tüm yıl boyunca işte veya okulda daha fazla çalıştıkça hak edilmiş tatillere çıkma konusunda da daha sabırsız hale geliyoruz. Gidilen yerler paraya, süreye ve beklentilere bağlı olarak değişiklik gösterebilir, ama bununla birlikte, belirli zaman aralıklarındaki tatillerde gidilen yerler konusunda dikkate almaya değer bazı eğilimler bulunmaktadır.

TripAdvisor, insanların son yıl içinde ilgi gösterdikleri belirli tatil yerlerini dikkate alarak 2015 yılının en iyi tatil kaçamaklarına yönelik bir liste oluşturdu. Gezginler tarafından yapılan milyonlarca inceleme ile bu yılın Gezgin’in Seçimi Ödülü’nü kazanan tatil yerleri belli oldu.

Bu yılın galibi Doğu oldu, Marakeş (Fas) 1. sırada, Siem Reap (Kamboçya) 2. sırada ve İstanbul (Türkiye) 3. sırada. Marakeş ve İstanbul, ziyaretçilerini kalabalık sokaklar, camiler ve saraylar gibi tarihi yapılar, egzotik kumaşlar, mücevherler ve baharatlar ile büyülerken, Siem Reap, ziyaretçilerinin ilgisini doğu maneviyatının huzurlu ve uyumlu yapısı, dünyadaki en büyük dini bloklardan biri olan Angkor Wat’ın tapınakları ve harabeleri ile çekmeyi başarıyor.

Avrupa’da da ilk 10’a giren yerler var: Prag 5. sırada, Londra 6. sırada, Roma 7. sırada ve Paris 9. sırada bulunuyor. Diğer Avrupa şehirleri de ilk 25’e girmeyi başardılar. Bu şehirler şunlardır: Barselona (13. sırada), St. Petersburg (17. sırada), Atina (20. sırada) ve Budapeşte (21. sırada).

Dünya bize Doğu’dan Batı’ya, Kuzey’den Güney’e kadar tatil kaçamakları için aralarında seçim yapabileceğimiz çok sayıda tatil yeri sunmaktadır. Peki ya siz? Bu ağustosta neredeydiniz? Size göre en iyi tatil yeri hangisi?

Devamını okumak için.

Vejetaryenler et yiyenlerle karşılaştığında

food-blog

Ortada bir savaş var ve siz bunu biliyorsunuz! Kim daha sağlıklı? Yeşil ile beslenenler mi yoksa et tutkunları mı?

Dünyada yeşil ile beslenen %5’lik nüfusun, sağlık açısından et ile beslenenlere göre daha iyi yaptıklarına inanılır. Bu yeni bir tartışma değil; iki tarafın savunucuları birbirlerine kendi inandıklarını kabul ettirmeye çalışıyorlar. Her iki tutumun da eksileri ve artıları mevcut; tarafınızı seçmeden önce bu artı ve eksileri dikkate alabilirsiniz.

Örneğin, vücudun ihtiyacı olan proteinin üçte ikisi et, balık, yumurta ve sütlü besinlerden alınır. Ancak, tahıl ürünlerinde, fındıkta ve bakliyatta da protein bulunur ve vejetaryenler için bu bir opsiyondur. Vücudumuzun proteine ihtiyacı var! Bağışıklık sistemimizi korur ve kas kütlesini yapılandırır. Bazı beslenme uzmanları her yemekte protein almaya ihtiyacımız olduğunu söylemekte, abartıya kaçılmaması tavsiye edilmektedir. İhtiyacımızın üzerinde yeme eğilimi gösteriyoruz ve bu hem vücudumuz hem de ruhumuz için iyi değil. Aşırı yüksek protein alımı, böbrek yetmezliği ve osteoporoz ile ilişkilendirilmiştir.

Hayvansal gıdalardan alınan demir, bitkisel gıdalardan alınan demirden daha kolay emilir. Zira bitkisel kaynakların içeriğinde bulunan çeşitli maddeler demire bağlanarak, emilimini azaltabilmektedir. Ancak, umutsuzluğa düşmeyin vejetaryenler! Tahılın yanında bir bardak meyve suyu içtiğinizde, demir emilimi sağlanacaktır. Çünkü, meyve ve sebzede bulunan C Vitamini daha kolay emilebilir bir asidik ortam oluşmasını teşvik eder.

Ayrıca, mademki konu vitaminlerden açıldı; C Vitamini, E Vitamini ve beta-karoten içinde bulunan anti-oksidanlar, erken yaşlanmaya ve hastalıklara neden olabilen, – yüksek – reaktif özellikli moleküller olan serbest radikallerin vücudu zayıf düşürme olasılığını azaltır.

Vücudunuz başka vitaminlere de ihtiyaç duyar: B12 Vitamini, kırmızı kan hücrelerinin ve sinir liflerinin oluşumu açısından hayati önem taşır. İnsan vücudu yeterli miktarda kırmızı kan hücresi üretmezse, bu anemi olarak bilinen demir eksikliğine yol açabilir. Bu vitamin, et, balık, yumurta ve sütte bulunur; bu durum sabit fikirli vejetaryenlerin işini zorlaştırmaktadır. Onlar için birileri maya özleri, soya sütleri, vejetaryen hamburgerleri, margarinler ve içine yapay yolla B12 Vitamini ilave edilmiş kahvaltılık özel tahıllar keşfetti.

Ayrıca veganlar daha az doymuş yağ ve daha fazla doymamış yağ tüketme eğilimindedirler. Doymuş yağlar, et, süt ürünleri ve ekmek üzerine sürülen süt ürünlerinde, doymamış yağlar ise zeytinyağı, fıstık yağı ve Ayçiçek yağı gibi ürünlerde bulunur. Bu çok iyi bir şeydir; kandaki kolesterol artışından ve kalp rahatsızlıklarından kaçınılmasına, temel yağ asitlerinin emilimi karşısındaki engellerin önüne geçilmesine yardımcı olur Buna bir parça da balık tüketimi eklenirse, neredeyse mükemmel bir beslenme dengesini yakalarsınız. Balıkta bulunan omega-3 yağ asitleri, kan sağlığına katkıda bulunur ve pıhtılaşma ile mücadele eder.

Vejetaryenler genellikle, yüksek tansiyon, birçok kanser türleri, kalp hastalıkları, diyabet ve obetize görülmesi açısından daha düşük risk altındadırlar; çünkü bu beslenme tarzı yağ açısından daha fakir ve lif açısından daha zengindir.

Besinler söz konusu olduğunda aşırı uç düşünceleri benimsemeyin ve beslenmenizin yanı sıra, spor, alkol ve sigara kullanmamak gibi sağlıklı alışkanlıklar edinin. Vejetaryenler bu konuda öndeler; zira bu kötü alışkanlıklardan kaçınma eğilimindeler. Bütün bunlardan akılda tutulabilecek faydalı bir bilgi; dengeli beslenme formda kalmanızı sağlar, vücudunuzun sağlıklı ve dinç olma şansını artırır.

Ne düşünüyorsunuz?