Category Archives: Faydalı

“Lütfen Bilimi İzlemeye Devam Edin”

water-on-mars-twMars’ta yaşam geçtiğimiz haftaya kadar ancak Bilim Kurgu romanlarının konusu olabilecek gibi görünüyordu. Mars’ta akan su bulunduğu haberi tam da bu sıralarda yayılmaya başladı. Kızıl Gezegenin üzerindeki siyah çizgiler uzun zamandır görüntülenebiliyordu, fakat bunların akan sudan kaynaklandığı gerçeği NASA’nın Mars Yörünge Keşfi projesinin bir aracı olan CRISM sayesinde onaylandı.

Mars, Güneş sistemimizde Dünya’ya en çok benzeyen gezegen olarak biliniyor. Bir fırından daha yüksek olan sıcaklığıyla Venüs’ün ya da Ay’dan hallice kraterleri ve çorak toprakları ile Merkür’ün aksine Mars, Dünya’ya olan benzerliğiyle hayat barındırma konusunda daha umut vericiydi. Suyun varlığı artık kanıtlandığına göre, keşiş için sıradaki adım, akan suyun yüzeye yakın olduğu alanlara güvenli bir şekilde iniş yapabilmek.

Mars’ta suyun bulunması yalnızca bilim adamları veya astronotlar için değil, genel halk için de önemli bir haber. Uzak gezegenlere yerleşip yeni toplumlar kurma ve uzaydaki diğer medeniyetlerle iletişime geçmek hakkındaki hikâyeler artık gerçek olmaya daha yakın. Yine de, NASA’nın Bilim Görev Yönetimi Yönetici Yardımcısı John Grunsfeld, Mars’ta su bulunmasının, insanların bir anda oraya giderek ekin ekmesi anlamında gelmediğini belirtiyor. Daha ele alınması gereken pek çok konu var ve en önemlisi de Mars’ın çok ince olan atmosferi. Muhtemel çözümler arasında “Marslı Seralar” ve suyu şebekeye bağlama gibi eylemler var, fakat tüm bunlar olana kadar beklememiz gerekiyor.

Grunsfeld’in Mars’ta suyun bulunduğunun açıklandığı basın konferansında belirttiği gibi, bekleyip bunun bizi nereye çıkaracağını görmemiz gerekiyor. Büyük resme dair daha gelişkin bir kavrayış geliştirebilmemiz için keşiflerin düzen içinde sürdürülmesi gerekiyor. An itibariyle ise, Grunsfeld’in dediği gibi, “Bilimi izlemeye devam edin.”

Peki ya siz? Eğer fırsatınız olsaydı Mars’ta yeni bir hayata başlar mıydınız?

Konu hakkında fazlası için: http://www.theguardian.com/science/across-the-universe/live/2015/sep/28/water-on-mars-buildup-to-nasa-mystery-solved-announcement-live#block-5609586de4b0f11a91dc770d

Kovayı tekmeler misiniz yoksa bırakırsınız da o mu size tekmelesin?

euthanasia-blog

Hayatta kalma içgüdüsüyle doğarsınız. İlk andan itibaren, hayatta sevgiyle bağlanma ve başkalarına önem verme öğretilir size. O ya da bu şekilde size yakın birilerinin kalıcı olarak yok olmasına şahitlik etmişsinizdir ve o anda binlerce şey hissetmişsinizdir. Hiç şüphe yok ki bu ana kadar “ölüm”, “hastalık” ve “çile çekme” kavramlarına aşina olmuşsunuzdur.

Ama artık “Siz” olan şey bundan sonra var olmayacak olsa ne yapardınız? Tüm bu kavramlar savaşma ve direnme olasılığı olmaksızın tek bir gerçekte buluşsa ne yapardınız? Huzur içinde ölümü mü seçerdiniz, yoksa belirsiz bir süre boyunca bitkisel hayatta mı geçirirdiniz zamanınızı? Bu, modern bio-etiğin üzerinde aktif olarak en çok araştırma yaptığı ve tartıştığı sorudur. Kişinin yaşam ve ölümünü ilgilendiren her konu gibi bu konu da kişinin hayatta kalma temel ilkesini çiğniyor gözüktüğü için tartışmalı bir konudur.

Ötenazi, anlamı “güzel ölüm” olan Yunanca “εὐθανασία” kelimesinden gelmektedir; acı ve çileyi çekmemek üzere yardımlı intihar pratiğini ifade etmektedir. Bazı ülkelerde, Birleşik Devletlerin bazı eyaletleri ile Kanada’nın bazı bölgelerinde ötenazi serbesttir.

Ötenazi karşıtları, kişinin temel yaşama hakkını çiğnediği için bu kavram aleyhinde dururken, diğer taraf, ölümün de yaşam kadar insan “hayatının” bir parçası olduğunu ve herkesin ölmeye hakkı olduğunu savunmaktadır – tabii ki birisinin hayatınızı sizden söküp alması değil, doğal ya da istemli şekilde olan ölüme…

Belçika, Lüksemburg, İsviçre ve Hollanda gibi gelişmiş uluslar, ötenaziyi yasal kılmışlar ve sonrasında çok az problemle karşılaşmışlardır. Ötenazi, öncelikle hastadan yeterli bir onay alınmasını gerektirir. Koma, çok genç ya da çok yaşlı hasta, ağır beyin hasarı gibi, hastadan bu onayın alınamayacağı durumlarda, aile, doktor ve yasal vasilerinden oluşan uygun bir ortamın sağlanması ile bu karar alınabilir. Ötenazi denetim ve kontrolündeki en hassas nokta neyin ötenazi neyin cinayet olduğunu ayıran ince çizgiyi belirlemektir.

Haziran 2015’te Economist ve Ipsos MORI, 15 ülkede doktor yardımlı ölümle ilgili bir anket gerçekleştirdi. Siz de bu sorulara cevap verin ve cevaplarınızı anket sonuçları ile karşılaştırın:

http://www.economist.com/blogs/graphicdetail/2015/06/doctor-assisted-dying-survey

Bu konu son derece hassastır ve kişinin hastalığına çözümün bulunma ihtimali, yaş, kültür, din ve benzeri birçok faktör ve ayrıntıyı barındırırken, ötenazi konusunda fikir birliğine varmanın yakın zamanda mümkün olmadığını söylemek doğru olacaktır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Belli bir durumda, kişi üzerine inecek son perde zamanı olan ölümü, kendisi belirleme hakkı olmalı mı, yoksa bu işi doğanın ellerine mi bırakmalı?

Vejetaryenler et yiyenlerle karşılaştığında

food-blog

Ortada bir savaş var ve siz bunu biliyorsunuz! Kim daha sağlıklı? Yeşil ile beslenenler mi yoksa et tutkunları mı?

Dünyada yeşil ile beslenen %5’lik nüfusun, sağlık açısından et ile beslenenlere göre daha iyi yaptıklarına inanılır. Bu yeni bir tartışma değil; iki tarafın savunucuları birbirlerine kendi inandıklarını kabul ettirmeye çalışıyorlar. Her iki tutumun da eksileri ve artıları mevcut; tarafınızı seçmeden önce bu artı ve eksileri dikkate alabilirsiniz.

Örneğin, vücudun ihtiyacı olan proteinin üçte ikisi et, balık, yumurta ve sütlü besinlerden alınır. Ancak, tahıl ürünlerinde, fındıkta ve bakliyatta da protein bulunur ve vejetaryenler için bu bir opsiyondur. Vücudumuzun proteine ihtiyacı var! Bağışıklık sistemimizi korur ve kas kütlesini yapılandırır. Bazı beslenme uzmanları her yemekte protein almaya ihtiyacımız olduğunu söylemekte, abartıya kaçılmaması tavsiye edilmektedir. İhtiyacımızın üzerinde yeme eğilimi gösteriyoruz ve bu hem vücudumuz hem de ruhumuz için iyi değil. Aşırı yüksek protein alımı, böbrek yetmezliği ve osteoporoz ile ilişkilendirilmiştir.

Hayvansal gıdalardan alınan demir, bitkisel gıdalardan alınan demirden daha kolay emilir. Zira bitkisel kaynakların içeriğinde bulunan çeşitli maddeler demire bağlanarak, emilimini azaltabilmektedir. Ancak, umutsuzluğa düşmeyin vejetaryenler! Tahılın yanında bir bardak meyve suyu içtiğinizde, demir emilimi sağlanacaktır. Çünkü, meyve ve sebzede bulunan C Vitamini daha kolay emilebilir bir asidik ortam oluşmasını teşvik eder.

Ayrıca, mademki konu vitaminlerden açıldı; C Vitamini, E Vitamini ve beta-karoten içinde bulunan anti-oksidanlar, erken yaşlanmaya ve hastalıklara neden olabilen, – yüksek – reaktif özellikli moleküller olan serbest radikallerin vücudu zayıf düşürme olasılığını azaltır.

Vücudunuz başka vitaminlere de ihtiyaç duyar: B12 Vitamini, kırmızı kan hücrelerinin ve sinir liflerinin oluşumu açısından hayati önem taşır. İnsan vücudu yeterli miktarda kırmızı kan hücresi üretmezse, bu anemi olarak bilinen demir eksikliğine yol açabilir. Bu vitamin, et, balık, yumurta ve sütte bulunur; bu durum sabit fikirli vejetaryenlerin işini zorlaştırmaktadır. Onlar için birileri maya özleri, soya sütleri, vejetaryen hamburgerleri, margarinler ve içine yapay yolla B12 Vitamini ilave edilmiş kahvaltılık özel tahıllar keşfetti.

Ayrıca veganlar daha az doymuş yağ ve daha fazla doymamış yağ tüketme eğilimindedirler. Doymuş yağlar, et, süt ürünleri ve ekmek üzerine sürülen süt ürünlerinde, doymamış yağlar ise zeytinyağı, fıstık yağı ve Ayçiçek yağı gibi ürünlerde bulunur. Bu çok iyi bir şeydir; kandaki kolesterol artışından ve kalp rahatsızlıklarından kaçınılmasına, temel yağ asitlerinin emilimi karşısındaki engellerin önüne geçilmesine yardımcı olur Buna bir parça da balık tüketimi eklenirse, neredeyse mükemmel bir beslenme dengesini yakalarsınız. Balıkta bulunan omega-3 yağ asitleri, kan sağlığına katkıda bulunur ve pıhtılaşma ile mücadele eder.

Vejetaryenler genellikle, yüksek tansiyon, birçok kanser türleri, kalp hastalıkları, diyabet ve obetize görülmesi açısından daha düşük risk altındadırlar; çünkü bu beslenme tarzı yağ açısından daha fakir ve lif açısından daha zengindir.

Besinler söz konusu olduğunda aşırı uç düşünceleri benimsemeyin ve beslenmenizin yanı sıra, spor, alkol ve sigara kullanmamak gibi sağlıklı alışkanlıklar edinin. Vejetaryenler bu konuda öndeler; zira bu kötü alışkanlıklardan kaçınma eğilimindeler. Bütün bunlardan akılda tutulabilecek faydalı bir bilgi; dengeli beslenme formda kalmanızı sağlar, vücudunuzun sağlıklı ve dinç olma şansını artırır.

Ne düşünüyorsunuz?

Bir düğünün maliyeti: Avrupa Birliği karşısında Yunanistan

yes-no-tw

Birçok durumda, boşanmanın maliyeti düğün maliyetinden daha düşüktür. Avrupa Birliğini bir evlilik gibi düşünürsek, geçtiğimiz haftalarda, havada ciddi bir boşanma gerilimi esti.

Yunanistan, kısa bir süredir medyanın başlıca konusuydu. Bunun, yaz sezonu ve favori tatil yerleriyle ilgili olduğunu düşünebilirdik. Ama birkaç yıl önce böyle düşünmek doğru olabilse de, 2015 yılında durum farklı. Mali sıkıntı içinde olması, liderlerinin Avrupa kurumlarına olan borçlarını ödeyememesi nedeniyle arz ettiği hassas durumdan dolayı gözler Yunanistan’ın üzerindeydi.

%65’i Avro ülkeleri ve Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) ve %8,7’si Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) gelen 320 milyar € üzerinde toplam sosyal sorumluluğa sahip olan Yunanistan, iflasını, teknik olarak yükümlülüğünü yerine getiremeyeceğini açıkladı.

Bu kemer sıkma eziyetine bir son vermek üzere, bilhassa halk tarafından seçilen Yunanistan hükümeti ile beş ay süren görüşmelerin sonunda, Avrupa liderleri, IMF taksitini ödemesi hususunda Atina ile uzlaşmaya vardıklarına kanat getirerek Brüksel zirvesinden ayrıldılar. Ancak Başbakan Alexis Tsipras, ülkesine döndüğünde, alacaklıların teklifi konusunda bir referandum başlatarak ve kendisinin de olumsuz oydan yana olduğunu beyan ederek şaşkınlığa neden oldu. Yunanistan vatandaşlarının %61’i yabancı alacaklıların şartlarını reddetti ve Avro alanında kalma sürelerinin uzatılmasına paralel olarak, borcun çözümlenmesine doğru bir sihirli düşünce dönemine girdi.

Yunanistan’ın resmi makamları tarafından oynanan tehlikeli kaçak oyunu, durumu AB alanında daha da şiddetli bir duruma soktu ve birçok ülke yöneticisini bu küçük inatçı ülkeye karşı cezalandırıcı önlemlere doğru itti.  Günün sonunda, halkoylamasının sonucuna rağmen, Yunanistan, durumu kurtarmasına yetebilecek yeni bir para gelişi sağlayabilmek için, yabancıların koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.   Brüksel’in 7 milyar avro tutarında bir acil yardımda bulunması bekleniyor; böylece Yunanınlar, Avrupa Merkez Bankası ve IMF’ye olan borçlarının bir kısmını ödeyebilecekler.

Bu başka bir durumu tetikledi; TVA’nın yükseltilmesi, otel hizmetleri vergisi ve halkın nakit çekme tutarının sınırlandırılması gibi aşırı ciddi önlemler karşısında, kemer sıkma uygulaması karşıtları sokaklarda resmi makamlarla mücadele içine girdikleri gösteriler düzenlediler.

Yukarıda açıklanan durumdaki Yunanistan için, Greek Reporter‘a göre, Nisan ayındaki en fazla Google aramasının konusunu, düğün ve kutlama maliyeti sorgulaması oluşturdu.  Yüksek seviyede bir boşanma organizasyonuna şahit olmamıza ramak kalmıştı; az kalsın tüm bu Google aramalarını ve yabancı politika tahminlerini boşa çıkaracaktı…

Nepal’e yardım edin

nepal-B&Wi-Say’de, farklılık yaratmayı ve toplumlara yardım eli uzatmayı arzu ediyoruz. Puanlarınızı bağışlayın ve Nepal’e Cumartesi günü gerçekleşen yıkıcı depremden sonra ayağa kalkmasında yardımcı olun.

4,800’ü aşkın insan hayatını kaybetti. 9.200 ‘ü aşkın insan yaralandı. Nepal genelinde 8 milyon kişi etkilendi. Bir milyon çocuğun acil yardıma ihtiyacı var.

Bu Cuma günü, 1 Mayıs tarihinde, Avrupalı gönüllülerden oluşan bir ekip (Nepal EduCaB örgütünden) Nepal’e giderek, Nepal’in kırsal kesiminde eğitim kapasitesi geliştirme alanındaki partneri  Cold Feet Foundation Nepal ekibine katılmıştır. Kathmandu’nun 64 km batısında bulunan, Cumartesi günü meydana gelen depremin merkezi olan Dandagaon/Dhading bölgesine odaklanıyoruz.

Dhading kırsal kesiminde, depremin merkezine çok yakın olmasından dolayı hasar çok büyük. Katmandou Vadisi’nde toplanan çalışmaların dışında hiçbir istikrarlı yardım bulunmuyor.

i-Say bağışlarınızla yaptığınız yardımlar sayesinde, ekip 800 battaniye, 600 çadır, su arıtma sistemi, yiyecek, ilkyardım ve kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşımını sağlayan imkanlar edinecektir (Yalnızca Dandagaon için yaklaşık 30 000 € masraf).

Puanlarınızı buradan bağışlayabilirsiniz. i-Say’in fark yaratmasını sağladığınız için teşekkürler!

Diğer Üyelerle Etkileşim

On-line bir topluluğa sahip olmanın bir başka önemli boyutu da onun diğer üyelerle etkileşim imkânı vermesidir. Bunu nasıl yapabilirsiniz? Aşağıdaki veri grafiği size bunun ne kadar kolay olduğunu gösterecek.

Başka bir üyenin araştırmasına bakarken, o kişinin adını tıklayabilirsiniz (1.adım). Bu sizi onun sayfasına götürecektir, orada ilgili kişinin profilinden Takip et seçiminde bulunabilirsiniz (2.adım). Bildirimler sekmenize giderseniz (3.adım), takip etmeyiseçtiğiniz üyelere ait aktiviteleri görebilirsiniz (4.adım). Eğer diğer kişi de sizi takip etmek isterse, e-mailinize “yeni takipçi isteği” alacaksınız (5.adım). Sizi yalnızca siz izin verirseniz takip edebileceklerdir (6.adım).

Follow-users-TK

Bu yüzden, on-line olun, araştırma yayınlayın ve yeni arkadaşlar edinin!

Anket oluşturma

Nasıl anket oluşturacağınız hakkında hala sorularınız mı var? Uygulamanız gereken adımlar şunlardır:

Hesabınızdaki Araştırma bölümüne girin (adım 1) ve Bir hızlı  anket oluştur a tıklayın (adım 2). Sormak istediğiniz soruyu girin; bir ankette genellikle 2 seçenek bulunur, örneğin Bira mı yoksa şarap mı, Elma mı yoksa armut mu veya kırmızı, yeşil veya mavi? gibi (adım 3). Anketin zaten oluşturulmuş olup olmadığı sorulacaktır. Yeni bir anketse lütfen Hayır, bu yeni bir sondaj yanıtını seçin (adım 4).

İsterseniz, anketinize bir açıklama da ekleyebilirsiniz (adım 5). Ardından, anket seçeneklerini doldurun (adım 6) ve görüntülemek istediğiniz resimleri seçin (adım 7, 8).

Son olarak, anketiniz için uygun kategoriyi seçin (adım 9, 10) ve diğer kullanıcıların anketinize seçenek eklemesine izin verilip verilmeyeceğini belirleyin (adım 11). Tüm bu adımları uyguladıysanız yapmanız gereken tek bir şey kalmış demektir: Sondaji Yayınla (adım 12).

create-poll-TK

İstediğiniz sayıda anket yayınlayabileceğinizi unutmayın! Ne kadar fazla anket yayınlarsanız, topluluğunuzu o kadar iyi tanırsınız!

Topluluk iletişim, etkileşim ve eğlence demektir!

Profilinizi Kişiselleştirin

Profilinizi nasıl kişiselleştireceğinizle ilgili daha fazla şey bilmek ister misiniz? İşte size bunun için yardımcı olacak bir bilgi görseli!

Avatarınızı değiştirmek istiyorsanız, tek yapmanız gereken sayfanızdaki Ayarlar sekmesine gitmek (1. adım) ve Avatarını değiştir‘e tıklamak (2. adım). Göz gezdirme butonuna tıklayın beğendiğiniz resmi seçin ve Yükleyin (3. adım). Daha sonra, görüntünün istediğiniz parçasını görmek için resminizi kırpın (4. adım) ve yaptığınız değişiklikleri kaydedin (5. adım).

Profilinizi kişiselleştirmek için ayrıca diğer fonksiyonlara da sahipsiniz. Bunlar:

  • Profilinizi düzenleyin – Burada Profil bilgilerinizi güncelleştirebilirsiniz (6. adım).
  • Gizlilik Ayarları – Burada Profil detaylarınızı ve aktivitelerinizi kimlerin görebileceğini saptayabilirsiniz (7. adım).
  • E-posta Bildirimleri – Bu topluluğunuzdaki aktivitelere bağlı olarak hangi bilgilerin e-mail adresinize gönderilmesini istediğinize karar verdiğiniz sayfadır (8. adım).

Customize-my-profile_TK

Dileriz bu bilgiler yardımcı olmuştur! Sizi topluluğumuzda yeniden aktif halde görmeyi dört gözle bekliyoruz!

i-Say’e hoş geldiniz!

i-say-communityHerkese merhaba!

i-Say’e hoş geldiniz! Yeni görsel tecrübe ve iletişim yaklaşımına hoş geldiniz!

i-Say, diğer üyelerle iletişiminizi devam ettirebileceğiniz, mini sondajları paylaşabileceğiniz ve diğer kişilerin hedeflerinize nasıl tepki gösterdiklerini izleyebileceğiniz bir ortamdır. Camianın üyeleri arasındaki bir dinamik interaktif iletişim söz konusudur, üyeler günümüz toplumunun – alışkanlıklardan ilgi alanlarına, ürünlerden proseslere, fikirlerden eylemlere dek – farklı yönlerine ilişkin fikirlerini ortaya koyarlar. Camia, iletişim, etkileşim ve eğlence anlamına gelmektedir!

Ama her şey değişmiyor; camiamızın üyesi olarak anketler almaya, tamamladığınız anketler için puanlar ve ödüller kazanmaya devam edeceksiniz.

Gözünüzü bizden ayırmayın! Yakında size blog sayfamızda daha ayrıntılı bilgi vereceğiz!

Eğlence başlasın!

Dünyanın ekonomik nabzı

Bu kez bir ilk olarak Norveç’i de içine alan yeni bir Ipsos Global @dvisor anket çalışması ile, insanların dünya ekonomisine bakışlarına yönelik bir araştırma gerçekleştirildi. İşte bu araştırmadan elde edilen sonuçlar.

İçinde bulundukları ekonomik durumun iyi olduğunu düşünen kişi sayısında, %36 olan önceki araştırmaya kıyasla %39 ile %3 oranında bir artış gözlemlendi. Yine de, çok fazla iyimser yaklaşmadan önce, bu artışın Norveç’in ankete dâhil edilmesine büyük ölçüde bağlı olduğunun altını çizmek gerekir. Norveçlilerin %98’i ülkelerinin ekonomisinin “iyi” olduğunu düşünüyor.

Bununla birlikte, İngiltere’deki iyimser bakışta da %13’den %21’ye göz ardı edilemeyecek bir artış söz konusu. Macaristan (%6 artış), Güney Afrika (%8 artış) veya Kanada’daki (%4 artış) hafif artışların eşlik ettiği bu dalgalanmalar, bu defa daha pozitif bir küresel bakış açısı sergilemiştir.

Ne yazık ki, iyimser bakış Fransa’da hiç olmadığı kadar düşük gözlemlenmiştir; Fransa’da ekonominin iyi olduğunu düşünenlerin oranı %3 iken, bu oran onu takip eden İtalya ve İspanya’da %4 olarak tespit edilmiştir. Diğer yandan, Almanya (-%5), Türkiye (-%7) ve Avustralya’da (-%8) iyimser bakış oranında ciddi bir düşüş söz konusudur.

Geleceğe yönelik beklentiler konusunda ise, Brezilyalılar (%64), Suudi Arabistanlılar (%51), Hintliler (%46), Çinliler (%39) ve Meksikalılar (%39), gelecek altı aylık süre içinde yerel ekonomilerinin daha da güçleneceğine olan inançları ile, en yüksek olumlu bakış oranını arz etmeye devam ediyorlar. Buna karşın, İsveçlilerin ve Polonyalıların yalnızca %10’luk bir kesimi bu inancı paylaşıyorlar (son araştırmaya kıyasla bu iki ülkede %13 oranında bir düşüş gözlemleniyor), bu oran Belçika’da %6, Almanya’da ise %14.

Bununla birlikte, İspanya’da (%16 ile 4 puanlık bir artış), İtalya’da (%15 ile 3 puanlık artış), Birleşik Krallıklar ‘da (%12 ile 3 puanlık artış) ve Japonya’da (%28 ile 5 puanlık artış) geleceğe olan güvende (belki de umutta?) hafif bir artış söz konusu.

Bugün yerel ekonominizi nasıl görüyorsunuz? Önümüzdeki altı aylık dönemde güçleneceğini mi yoksa zayıflayacağını mı düşünüyorsunuz? İyileştirilmesi için neler yapılmalı?

Aşağıdaki adresten anket çalışmasına ilişkin ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz.